En son hastalığımızı atlattıktan sonra bir de soğuk algınlığına yakalandık. Bu yılki soğuk algınlığı da pek fena.
Önce Öykü sonra annesi en sonda da ben yakalandım. Büyük gün yaklaşıyor.
8 Şubat 2014 Cumartesi günü Hayat Öykümüzün ilk doğum günü. Şimdi ona hazırlıklar yapmaya başladık.
Pastası, balonları, süslemeleri derken insan güzel bir şeyler yapmak istiyor. Bende en az Öykü kadar heyecanlıyım :) Umarım o zamana kadar tamamıyla iyileşiriz ve güzel bir organizasyon olur.
Dışarıdan bir organizasyon şirketi tutmak yerine kendimiz yapalım dedik.
Neler yaptığımızı, nasıl yaptığımızı bir sonraki yazıda anlatacağım. Bekle bizi 8 Şubat :)
4 Şubat 2014 Salı
23 Ocak 2014 Perşembe
6.Hastalık
Geçtiğimiz Cuma öğleden sonra Öykü'nün bir anda ateşi yükselmeye başladı. Biraz önemsemesekte ateş akşam saatlerinde 39'a yaklaşınca endişelenmeye başlamıştık. Öykü diş çıkarma evresinde olduğu için ilk başlarda dişe bağladık ateşini. Sürekli ateş ölçerle takip etsekte normal seyreden ateş gece 39.5 seviyesine ilerledi. Mecburen hastaneye gittik. Önce muayene ardından idrar tahlili yapıldı. Allah'tan idrar numunesi temiz çıktı. Doktor pedifen ve calpol yazarak gönderdi. Bizim de ateşi düşürmemiz için ara ara suya sokmamızı söyledi. Cuma gününü ara ara düşürerek atlattık.
Cumartesi günü yine devam eden bir ateşle güne başladık. Öykü'de ise gözler yarı baygın, halsizlik ve uyku durumu hat safhada. Banyoya soksakta ara ara belli aralıklarla ateş düşüyor devamında ise yeniden ateş yükseliyor. Gecesinde yine soluğu hastanede aldık. Fitil ve pedifen verilse de yavrum ağlamadığı kadar ağladı sanırım. Gazlı bezle hastanede soğuk uygulama yaparak ateşini 37,6 civarına düşürseler de yine değişen pek bir şey olmadı.
Derken bir yandan internette araştırmalara başladım. Dişin ateşi ile başladığım araştırmalarda 6.Hastalık diye bir sonuca ulaştım. Bakın ne bilgilere ulaştım.
Başına gelen gelmeyen kim varsa beni iyi dinlesin. Bu hastalık bir enfeksiyon yoluyla bulaşıyor. Vücuda giren virüsün 3-4 günlük bir kuluçka evresi oluşuyor. Tabii bu evrede vücutta enfeksiyona karşı direndikçe ateş sürekli yükseliyor. 4.günün sonunda vücutta ateş düşüyor ve bebeğinizin vücudu kırmızı kırmızı lekeler döküyor. Özellikle lekeler bel bölgesinden yukarıda, göğüs ve sırt kısmında, çene - yüz çevresinde oluşuyor.
Bu lekeler 2-3 gün içerisinde kayboluyor ve bu lekeler kalıcı değil. Ateşi düşen bebeğinizin eski neşesine dönmesi toplamda 1 haftayı bazen 10 günü buluyor.
Siz siz olun telaşlanmayın, bebeğinizi başı hariç ara ara ılık suya sokun, calpol gibi ilaçlarla destekleyin.
Kısaca 1 yaşına yaklaşan kızımın eski hareketli haline döndüğüne çok sevindim. Onlar bizim her şeyimiz.
Cumartesi günü yine devam eden bir ateşle güne başladık. Öykü'de ise gözler yarı baygın, halsizlik ve uyku durumu hat safhada. Banyoya soksakta ara ara belli aralıklarla ateş düşüyor devamında ise yeniden ateş yükseliyor. Gecesinde yine soluğu hastanede aldık. Fitil ve pedifen verilse de yavrum ağlamadığı kadar ağladı sanırım. Gazlı bezle hastanede soğuk uygulama yaparak ateşini 37,6 civarına düşürseler de yine değişen pek bir şey olmadı.
Derken bir yandan internette araştırmalara başladım. Dişin ateşi ile başladığım araştırmalarda 6.Hastalık diye bir sonuca ulaştım. Bakın ne bilgilere ulaştım.
Başına gelen gelmeyen kim varsa beni iyi dinlesin. Bu hastalık bir enfeksiyon yoluyla bulaşıyor. Vücuda giren virüsün 3-4 günlük bir kuluçka evresi oluşuyor. Tabii bu evrede vücutta enfeksiyona karşı direndikçe ateş sürekli yükseliyor. 4.günün sonunda vücutta ateş düşüyor ve bebeğinizin vücudu kırmızı kırmızı lekeler döküyor. Özellikle lekeler bel bölgesinden yukarıda, göğüs ve sırt kısmında, çene - yüz çevresinde oluşuyor.
Bu lekeler 2-3 gün içerisinde kayboluyor ve bu lekeler kalıcı değil. Ateşi düşen bebeğinizin eski neşesine dönmesi toplamda 1 haftayı bazen 10 günü buluyor.
Siz siz olun telaşlanmayın, bebeğinizi başı hariç ara ara ılık suya sokun, calpol gibi ilaçlarla destekleyin.
Kısaca 1 yaşına yaklaşan kızımın eski hareketli haline döndüğüne çok sevindim. Onlar bizim her şeyimiz.
5 Aralık 2013 Perşembe
Babalık
Bir erkek için bebeğinizin olacağını öğrendiğiniz andan, doğana kadar olan sürede baba olup olmayacağınızı anlamıyorsunuz. Taaki hemşire bebeğinizi kucağınıza verinceye kadar. O zaman kafanızda bir ışık yanıyor.
Aynen bu durumlar bana da oldu.
Öykü'nün doğduğunun, annesinin ve Öykü'nün iyi olduğunun haberi gelince, 9 aylık yük sırtımdan kalktı.
Kızımı kucağıma doktor verdikten sonra ömrümde yapmadığım, yapamadığım kadar ağladığım hala hafızamda. Tarifsiz bu an yaşayınca anlaşılıyor. Belki yazdıklarımı okuyan babalar varsa o anlar gözleri önüne mutlaka gelecektir.
Anneler ise doğum gibi zorlu bir olayı gerçekleştirdiği için ilk anlarda pek olayın farkında olmuyorlar. Özellikle doğum, normal doğumsa bu durum daha da baskın gerçekleşiyor.
Aynen bu durumlar bana da oldu.
Öykü'nün doğduğunun, annesinin ve Öykü'nün iyi olduğunun haberi gelince, 9 aylık yük sırtımdan kalktı.
Kızımı kucağıma doktor verdikten sonra ömrümde yapmadığım, yapamadığım kadar ağladığım hala hafızamda. Tarifsiz bu an yaşayınca anlaşılıyor. Belki yazdıklarımı okuyan babalar varsa o anlar gözleri önüne mutlaka gelecektir.
Anneler ise doğum gibi zorlu bir olayı gerçekleştirdiği için ilk anlarda pek olayın farkında olmuyorlar. Özellikle doğum, normal doğumsa bu durum daha da baskın gerçekleşiyor.
27 Kasım 2013 Çarşamba
Merhaba Blog
Hepimizin hayatındaki en önemli duygu anne-baba olmak. Bebeğinizin olacağını öğrenmek, bebeğinizi kucağına almak ve onu iyi yetiştirip büyütmek en büyük arzumuz. Blogun içeriğinde sizlere kendi duygu ve düşüncelerimi, yaşadıklarımı, doğru veya yanlışlarımı anlatarak yardımcı olmak istiyorum.
Ziyaretiniz, görüş ve önerileriniz için şimdiden teşekkürler.
Ziyaretiniz, görüş ve önerileriniz için şimdiden teşekkürler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)